Toplumun Zihnimizde Bıraktığı İzler-2: Gelenekten gelen çarpıklık

Davut Ceylan (Uzm. Psk.)

Önceki yazımızda biraz yüzeysel değindiğimiz konuya burada devam edeceğiz. O yazıda topluma mal olmuş sözlerin zihnimizdeki etkilerinden bahsedildi. Burada ruhsal etkilerine biraz daha detaylı bakacağız.

Tabi buradaki amaç, geçmişe kara çalarak dikkat çekmeye çalışma işi değil, tam tersine yüzlerce yıllık tecrübeden damlayan altın değerindeki kıymetli atasözlerinden değersiz sözleri ayırarak bize vereceği zarara karşı farkındalık sağlamaktır. Şimdi maddeler halinde bu sözleri laboratuvar masasına yatırıp analizini yapalım. Bakalım bilinçaltımizi yöneten bu cümleler o kadar masum şeyler midir?

1. “Bal tutan parmağını yalar.”

Psikolojik Etkisi: Haksız kazanç ve yolsuzluğun meşru olduğu algısını yaratır. Bu da bireyde dürüstlükten uzaklaşma, başkalarının haklarını görmezden gelme eğilimini doğurur. Toplumda güven duygusunu zayıflatır.

2. “Devletin malı deniz, yemeyen domuz.”

Psikolojik Etkisi: Kamu malını kendi çıkarı için kullanmanın kabul edilebilir olduğu inancını pekiştirir. Bu da bireylerde dürüstlük ve toplumsal sorumluluk bilincini zayıflatarak, bencilce ve çıkarcı davranışlara yol açabilir.

3. “Yemeyenin malını yerler.”

Psikolojik Etkisi: Çıkarcılığı ve fırsatçılığı teşvik eder. Bireyde sürekli olarak başkalarının haklarına göz dikme eğilimi oluşturur, dolandırıcılık gibi davranışların meşru kabul edilmesine yol açar.

4. “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.”

Psikolojik Etkisi: Menfaatçiliği ve karşılık bekleyerek iyilik yapmayı destekler. Bireyin yardımseverliğini yalnızca çıkar sağlamak amacıyla göstermesine yol açarak, içten olmayan ilişkiler kurmasına neden olabilir.

5. “At binenin, kılıç kuşananın.”

Psikolojik Etkisi: Güç sahibi olanın her şeyi yapma hakkına sahip olduğu algısını yaratır. Bireyde zorbalığı ve otoriter tavırları meşrulaştırır, empati ve adalet duygusunu zayıflatır.

6. “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.”

Psikolojik Etkisi: Doğru söylemenin cezalandırılacağı düşüncesini geliştirir. Bireyin dürüstlükten kaçınmasına, gerçeği ifade etmekten çekinmesine neden olur. Bu da kendini ifade etme cesaretini kırarak içe kapanıklığa yol açar.

7. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”

Psikolojik Etkisi: Bireyde bencillik ve toplumsal duyarsızlık oluşturur. Başkalarının acılarına veya sorunlarına karşı ilgisiz kalmasına yol açarak, dayanışma ve empati duygusunu zayıflatır.

8. “Köprüyü geçene kadar ayıya dayı de.”

Psikolojik Etkisi: Kurnazlık ve ikiyüzlülüğün kabul edilebilir olduğu inancını oluşturur. Bireyin samimiyetsiz ve yüzeysel ilişkiler kurmasına, güven kaybına ve manipülatif davranışlara yönelmesine neden olur.

9. “Söz gümüşse sükût altındır.”

Psikolojik Etkisi: Bireyin kendini ifade etme isteğini bastırır ve sessiz kalmayı daha değerli hale getirir. Bu durum, bireyde değersizlik ve yetersizlik hislerini artırarak özgüven eksikliğine yol açar.

10. “Komşuda pişer bize de düşer.”

Psikolojik Etkisi: Hazırcılığı ve başkasının emeğinden faydalanmayı teşvik eder. Bireyde sorumluluktan kaçınma ve kendi emeğine değer vermeme eğilimi yaratır.

11. “Kol kırılır, yen içinde kalır.”

Psikolojik Etkisi: Aile veya topluluk içindeki sorunların gizlenmesini teşvik eder. Bu da bireylerde gizlilik ve utanç duygusunu artırarak duygusal baskı ve içe kapanıklığa neden olabilir.

12. “Üzümünü ye bağını sorma.”

Psikolojik Etkisi: Sorgulamayı ve neden-sonuç ilişkisini göz ardı etmeyi teşvik eder. Bireyin merak duygusunu köreltir ve yüzeysel bir düşünce yapısına sahip olmasına yol açar.

Bu atasözleri, bireylerin davranışlarını ve düşünce yapısını olumsuz etkileyerek dürüstlük, güven, empati gibi değerlerin yerine bencillik, çıkarcılık ve yüzeysellik gibi özelliklerin öne çıkmasına neden olabilir. Sağlıklı bir toplum için bireylerin bu tür çarpık düşünce kalıplarının farkında olup eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmeleri önemlidir.

Yorum bırakın