-
İletişimin en temel modeli basitçe “gönderici, alıcı, kanal ve mesaj” unsurlarından oluşur. Bazen bunlara geribildirim öğesi de eklenir fakat temel yapı aynıdır. Bu yazıda ise iletişim kavramına metafizik bağlamda bakılacaktır. İnsanlık evreninde bilgi, bilim, söz ve söylem adına yapılan tüm eylemlerin ana kaynağı belki de buradan akan söz/mesajdır. Eskilerin “önce söz vardı” ifadesini de dikkate…
-
Davut CEYLAN (Uzm. Psk.) Bu yazıda oyun parkındaki bazı gözlemlere yer verilecektir. Zira parktaki ebeveynin çocuğuyla ilişkisi, bireyin ileride kuracağı yaşamı hakkında önemli ipuçları sunar. Oyun parkındaki sahne ilk bakışta keyifli görünse de, dikkatli bir gözlem “helikopter ebeveynlik” kültürünün nasıl işler hâle geldiğini gösteriyor. Çocuğun doğal olarak deneme‑yanılma yoluyla keşfetmesi gereken tırmanma duvarı, kaydırak ve…
-
Bu yazıda yediğimiz besinler gibi izlediğimiz görüntülerin de bizi şekillendirdiği üzerinde duracağız. Bedenin gıdası besinler vücudumuzu şekillendirdiği gibi ruhsal aygıtı da izlenen görüntüler, dinlenen sesler ve okunan yazılar şekillendirir. Burada televizyon kanallarındaki diziler, filmler, reklamlar ve reality showların görüntüleri üzerinde duralım. Günümüzde medyanın günlük yaşamımızdaki etkisi inkâr edilemez bir düzeye ulaşmış durumda. Sabah uyanır uyanmaz…
-
Bu yazımızda büyüklenme, narsizm (halk arasındaki ifadesiyle kibirlenme, böbürlenme) kavramları birey-toplum diyalektiği ekseninde ele alınacaktır. Konuyu kavramak için psikoloji ve sosyoloji alanlarına dair belli bir alt yapı gerekmektedir. Şimdi gelelim konuya.. Kollektif narsizm, bireylerin ait oldukları topluluğu (takım, parti, din, ülke, etnisite vb.) aşırı yüceltme ve diğer gruplara karşı üstün görme eğilimi olarak tanımlanabilir. Bu…
-
Davut Ceylan (Uzm. Psk.) Önceki yazımızda biraz yüzeysel değindiğimiz konuya burada devam edeceğiz. O yazıda topluma mal olmuş sözlerin zihnimizdeki etkilerinden bahsedildi. Burada ruhsal etkilerine biraz daha detaylı bakacağız. Tabi buradaki amaç, geçmişe kara çalarak dikkat çekmeye çalışma işi değil, tam tersine yüzlerce yıllık tecrübeden damlayan altın değerindeki kıymetli atasözlerinden değersiz sözleri ayırarak bize vereceği…
-
Davut Ceylan (Uzm. Psk.) Geleneksel atasözleri, kültürümüzün ve toplumumuzun şekillendirdiği değerlerin nesilden nesile aktarılmasının bir yoludur. Ancak bu sözlerin bir kısmı, bireylerde kendilik değeri, yeterlilik ve güven duygusunu olumsuz etkileyebilecek mesajlar içerir. Bu tür atasözleri, sadece dilde kalmaz; bilinçaltımıza işlemiş, doğruluğu sorgulanmaksızın kabul edilmiş inançlara dönüşür. Bireylerde değersizlik, yetersizlik ve çaresizlik duygularını pekiştiren bu tür…
-
Davut CEYLAN (Uzman psk.) Bu sorunun, “iyi değil de alışkanlık işte, can sıkıntısında girip vakit geçiriyoruz.” şeklinde bilinçaltı bir cevabı vardır. Ya da mahalleye girip çıkanı camdan izleyen yaşlı teyzeler gibi kim, nerde ne yapıyo, merakıyla bu mecralarda dolanilmaktadir. Eskinin güvercin, tellal, mektup, telgraf gibi posta araçlarının yerini daha modern teknikler aldığı gibi; köy odaları,…
-
Davut Ceylan (Uzman psikolog) Dijital dünyada birçok kez bir ünlünün konuşmasını ararken kendimizi maç özetleri izlerken buluruz. “Buraya nerden geldim yaa?” diye düşünürken mutfak dolabı siparişi veririz. Bunun tesadüf olduğunu düşünebilirsiniz fakat bu tamamen planlı bir süreçtir ve mobil işletim sistemleri tarafından kişiye özel olarak düzenlenmektedir. Eskiden, internetin olmadığı zamanlarda kurnaz tüccarlar, müşterileri gözlerinden tanırdı.…
-
Davut Ceylan (Uzman psikolog) “Nerde o eski ramazanlar.. insanlık öldü azizim. Eskiler derler ki… Biz böyle miydik, hastalık nedir, bilmezdik.” Buna benzer klişe cümleleri mutlaka duymuşsunuzdur. Yaşamın daha kötü bir hal aldığı, güçlülerin zayıfları daha fazla ezdiği ve sömürdugu, masa başı klavyeli iş olmadığından işsizlik yaşandığı, hırsızlık ve cinayetlerin korkunç derece arttığı ve adaletin kalmadığı,…
-
Davut Ceylan (Uzman psikolog) Günümüz dünyasında insanların arzu ve korkuları büyük markaların kontrolü altındadır. Reklamlar, kampanyalar ve pazarlama stratejileri, bu duyguları manipüle ederek yönlendirme hedefi gütmektedir. Arzuların ve korkuların, ticari amaçlarla nasıl şekillendirildiğini ve büyütüldüğünü anlamak, bu reklam ve pazarlama dünyasının çarklarının nasıl çalıştığını görmek için önemlidir. Öncelikle arzuları ele alalım. İhtiyaçlarınızın ötesinde, arzular yaratılır.…
